18 Mayıs 2018 Cuma

RAMAZAN ŞERBETİ

 Türlü türlü meyvelerin tarçın ve karanfille buluşup şerbete dönüştüğü, kokusunun buram buram evin içine doluştuğu maziye ait bir Ramazan diyarından geliyorum ben..

Burada, her akşam başka bir komşuda iftarlar yapılırdı. Ramazan boyunca komşular birbirini dolaşır, hep birlikte bayramın gelmesi müjdelenirdi. Fırınların önünde uzayan pide kuyruklarının ayrı meşakkati olsa da sıcacık, tazecik pideye kavuşunca bütün sıkıntı biterdi. Çocuklar tekne orucuyla öğlen iftar yaparken, evlerde iftar hazırlıkları başlardı. Güzel telaşlar idi bunlar. İftara kavuşunca bütün yorgunluk biterdi. İftarda yapılan muhabbetler hep şerbet tadında olurdu..

15 Mayıs 2018 Salı

MİM | BLOG MUHASEBESİ

 Güzel bir  mim seferberliği görmüştüm bloglarda. Sevgili Yıldız ve Deepinside beni mimlemiş. Bana da davete icabet etmek düştü. Herkese keyifli okumalar dilerim.. 

BLOG ALEMİNE NASIL GİRDİN?
2017 yılı Ocak ayında eşimin desteğiyle  oldu. Yazdıklarımı paylaşmanın güzel olacağını düşündük. İyi ki öyle düşünmüşüz. Eşime de desteği için buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

HANGİ BLOG SANA İLHAM OLDU?
Aslında şu blog ilham oldu diyemeyeceğim. Ama ilham kaynağım siz değerli okuyucularım oldunuz. Yorumlarınızla bana ilham veriyorsunuz zaten. Size de ayrıca teşekkür ederim.

13 Mayıs 2018 Pazar

ANNE

 Anne!
Kendi çocuğunun ağzından duyulacak en güzel kelime..

Anne!
İki hece, anlamı çok bir bilmece..

11 Mayıs 2018 Cuma

ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ | NANCY H. KLEINBAUM

 Geleneklere olan bağlılığı ve katı disiplin kurallarıyla ünlü Welton Akademisi'nin öğrencilerinin okul ve yatakhane arasında geçen tekdüze hayatları yeni edebiyat öğretmenleri John Keating'in okullarına gelmesiyle bir anda değişir.

İyi birer üniversiteye girmeleri için onları çok yoğun bir tempoda çalışmaya zorlayan öğretmenlerinin ve ebeveynlerinin aksine bu ele avuca sığmaz adamın onlardan tek bir isteği vardır: Anı yaşamaları ve hayatlarını olağanüstü kılmaları..

4 Mayıs 2018 Cuma

SEVGİLİ DEEPTONE

 Sen ki;

Küçücük yüreğinde kocaman sevgiler biriktiren,
kimin derdi varsa halletmek için çabalayan,
hal-hatır sormayı da ihmal etmeyen,
mahalleye yeni taşınanlara hemen yardıma koşan,
sade ve derin yaşayan,
yazdıklarıyla, yaşadıklarıyla samimiyeti buralara kadar uzanan,
yüzünü görmeden, sesini duymadan varlığı hissedilerek sevilen,
bazen bir şarkı, bir film, bir kitabın arasına gizlenen,
blog mahallesinin sevgili komşusu, muhtarı, bekçisi olan güzel insan;

1 Mayıs 2018 Salı

KIRMIZI PABUÇLAR

 Beyaz dantelli çorapların büyüsüne kapıldığım bir çocuk diyarından geliyorum ben. Kırmızı pabuçlar da ne güzel yakışırdı beyaz çorabın üstüne. Kırmızı puantiyeli, karpuz kollu, kabarık etekli elbisemle bayram çocukları gibi şen şakrak çoşardı yüreğim..

Mahalle parkına doğru sevinç çığlıkları ata ata koşarken bir yandan pamuk şekerini yanaklarıma değdirmeden yemeğe çalışırdım. Parka varana kadar şekerim bitmiş olurdu. Annem sıkı sıkı tembihlerdi. "Parka giderken yiyecekle gitme. Çocukların canı isteyebilir. Herkese yetecek kadar varsa paylaş, yoksa oradan uzaklaş!" derdi. Ben uzaklaşmayı tercih ederdim.

17 Nisan 2018 Salı

YENİ BİR MİM | ÖYKÜ YAZIYORUZ

 Sevgili Berlin Berlin güzel bir mim başlatmış. Hep birlikte öykü yazacağız. Sevgili Deeptone da beni mimlemiş. Ben de topu İncirli Kurabiye'ye atıyorum. Bakalım onun fırınında neler çıkacak?

Bu mime katılmak isteyenler Berlin Berlin arkadaşımızın bloğuna gidip yorumlara katılmak istediklerini yazarlarsa mim daha kolay gerçekleşir..


Saçları terden yüzüne yapışmış, gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüş, koşmaktan dizlerinde derman kalmamış bir şekilde, sokağın büyük caddeye açılan köşesinden ana yola fırladı. Zifiri karanlıkta bir arabaya rast gelme umuduyla koşmaya devam etti. Yolun karşı tarafında beliren ışığa biraz daha yaklaştığında, birinin kendine doğru geldiğini ve fısıldayarak "Öykü" diye çağırdığını duydu. 

15 Nisan 2018 Pazar

LEYLA | ALEXANDRA CAVELIUS

 Bosnalı Leyla büyük bir kabusu atlatmıştı.  Bosna'daki toplama kampında geçirdiği iki yılı. Binlerce kadının travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve baskıcı yüzünü anlatan bir kadın. Onun isyankar öyküsü ve ve acıyla dolu dokunaklı kaderi...

Bitmek bilmeyen tecavüzler, herkesin buna şahit oluşu, pislik yuvaları diye adlandırılan yerlerde çaresiz kadınlar.. Sevdiklerinin gözleri önünde öldürülen insanlar.. Belli bir zaman sonra delirme noktasına gelen yaşantılar..

Dayanamayıp canına kıyanlar, ağzından tek kelime çıkmayacak kadar sessizliğe gömülenler ve daha niceleri.. Bir de insanlıktan nasibini almamış olanlar..

7 Nisan 2018 Cumartesi

DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN

 Sevgili "Bulut Gölgesi"nin bloğunda bir güzellik gördüm. Ben de bu güzelliğe ortak olmak istersiniz diye sizinle paylaşmak istedim.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında sevinmeyi en çok çocuklar hak ediyor değil mi? O halde çocukların yüzünü güldürmek için aşağıda vereceğim linkten ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz. Sevgiyle kalın :)

http://bulutgolgesi.blogspot.com.tr/2018/03/23-nisan-mutluluk-bayram-na-siz-de.html

4 Nisan 2018 Çarşamba

BAHAR ARKADAŞLIĞI

 Mart, Nisan ve Mayıs üç samimi arkadaşmış. Mart biraz sivri dilliymiş. Ne zaman ne yapacağı belli olmazmış. Bir yanda çiçekler açarken bir yanda kar yağarmış. Daha da ötesi kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırırmış.

Nisan'a gelince ne soğuk, ne de sıcak bir arkadaşmış. Baharı müjdeleyen üç arkadaşın içinde en ortada, en dengeli olanmış Nisan. Belki de baharı en çok hissettiren. Arada yağmurlarla ıslatsa da, dillere destanmış güzelliği..

Mayıs ise yaza doğru yaklaşırken güneş kremini hazırlarmış kendine.  O  kadar  sıcakkanlı biriymiş ki etrafındakileri de sıcaklığıyla sarmalarmış.